isverenim.com isverenim.com
TBMM
Duyuru TBMM

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

  • Tarih

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 27/01/2023 tarihinde TBMM’ye sunulmuştur.

Kanun teklifi ile yapılandırmaya konu alacaklar; esas itibarıyla 31/12/2022 tarihi dikkate alınarak belirlenmiş ve vergiler, vergi cezaları, idari ve adli para cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer'i alacaklar kapsama alınmıştır.

Ayrıca, bu idarelerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil edilen diğer alacaklar da Kanun kapsamındadır.

İlgili kanun metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF DokümanPDF · Arşiv belgesi Görüntüle
Ekli belgenin metni: Doküman

ILDALET V- kALI.KSMA PARI'föî

T.B-İI nî. Gnıp Dagkanh^l

yarîh : ^J/T/ SftV. :

Iİ3

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Bazı Alacakların Yemden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır.

Gereğini arz ederiz.

Bülent TURAN

Çanakkale

uhammet Emin A

Çankırı Mil

AŞOGLU

ekili

stafa ELITAŞ Kayseri Milletvekili

lem ZENGİN Tokat Milletvekili

VedarDEMIROZ

Yılmaz TUNÇ

İstanbul Milletvekili

Bartın Milletvekili

TBMM BAŞKANLIĞI

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Komisyon Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Tali

Plan ve Bütçe

Esas

Komisyon

Tarih:

27 Ocak 2023

TBMM

Esas No: 2/4901

KANUNLAR ve KARARLAR ÖSK.LÎĞI

2 7 Ocak 2023 Numara;

^ ^ 1 B-M M

G

E MEL EVR A K

210sa(f 2023 No:

/o'^f '^-ff

■ovjj

^i/u/ı! p. -nrp9

•/«/ ^-^Pi

ifP'V ^jnvB^ll^m ■"^f^iÜ^Tf fN)vx -ro^4\/

^liV3 t)U)(sç

N!

- A^W

'AVA-' ''=~"^\}.

msOTt^i'^S sorTj^ >o

n/

(yuv^

uy Lf^'

' /\ 'yyı

X

sn

3?.în

) \Afl W

--A-tV n^SUtf-^y

O'^tVİ- -^"i-jt^nj) j

J-S 1

f\Yi —3!ıW^l 2\r\dn

(PCÇİ

^

fr;y^ ot/f^oc^^

r^yY

>v

/ıh^ ><1/^1'^

V

—u

2/^9/7 PyV r^

-y^ı^et ■ n a/ >^"7

'xi'^/ r'f^

-^TzrTY^ ^vvjp^ yjyf/

V

Oyf

7.

Avy

^-rfj

/

/lyû\yLJA/C^Cf

X'

/A Vr

<C^i^c^rr\ fConc.<3{^^/

/A/lcA^Vvn^İ-

0^/^^ AfS-Jcr,^

^^l/Vv<^V

1^00-2^2^-^ ,A^Va/.

/L/'Zje_ ryİY \J^

KAüJ T-Ar/»

-iÇ-L

can

'—^^yLlALJıXyl

<T

-I—- a

0 ^Wv>

^Ç

(C^r^(\V\ m

\Ajv\v ^

nA-v

M.UÎ

m CeAAc^ ni'Ç^A-^-

1^ a uV Ua/ .

ûc/l^

Ö2.C^Lİkl ÎV\vİ(

/

<-/

l'brodıf'n

/-u ö

Oj

ITİV/-

/c^Ur r

:?

/9cT/^y l^^At /Klı>'

06AÖ^ ^

*

%

.e^ CL

/4^^/ /İXpl I''!

ı/-

O^y^^'Sl/ua. ÇAı^ y^JlC/h&t- A^\/. t» r

*

c/ulîJf /6A^y

^

y(Xx/'

I/ . / /M .

U ^â/lci cd/a^y^V

Ro'/c -po "î)ıJ:^Oırj Bn!^q MılffeMU. -7^ k' K I

oy

uy.

H'U

U.otA^ A.\/.

'^'^9~C£>ıAliy

pv.

/<r

c5-r\_

V[\)ıV^

i

^üfj^ ı\A^

^4^Ls\

Am/'

Ooao^ 't<İ0'lSL^ I

VUU

m-^.

/" r^i ' }2/y^^

cyA.O-y'^ />1u.

A ^ tSc^iv

d

■AK

■mi

^cg^ v.Q-1^Fn O ■AvV

V \\a> .5c^^

c^^V\pf \>v\/loVpj?<â pt^ Q>PV

^

•ytfpP

\oj^

VfhtzSI

t/l/ı

\i

İ\AJ

o

'/ı<7 L'b4 C|

•C^VJ^

c^

p'V-9

\j-^

:pp^rn>-v

t)rVı(f^3

/■

f^Th(

-^='7f"^JP^

\/y/\ırcr

-v) 0

y f\'^r^

>A3V^o7l

wrcTT3

S

/

w

/^/ıZ yj^fn ~?}6)

pw/

vd[^\d î)

»1 y ^->»/ıy^?vU

L-

^

t-ff^

-Po u\l ı/^

M

(Z^GrX=^

iA

^^cJLiL-oa^— MjJ • Tu^-öj -t^xxyv\nrc-s3(

K\V

•^fc£er^ Qû

ynJ (7

ÇfiiiJİL^ u r-> â>

—t

A~7 •

-p

CJ. ^ VAv

İ-V

^v] ^C4\fJ V

<£>

İA ^r\ K

(AA^

VAcOTCf

/Y\v7

F-â/çij. £„,-Aa

Q—

l^—

—.

)(JJUh

^eVWJ

7~ofe^/

/M'^

*/â

cfc-( W-^i

^

j()r\)tii-^M ,'-(J.j p-jOAT^ vMj^ r\/^llle^i^^)

xMJ

/Aljal^<=^İ- S^'&ri/oy /J)J)^>J- Uçur- (^(^2r/>ny.

tUi^f /k(^

JÂ^

f-| C' S-^ Ka yj '

JA>

c^Oo-^-ETc/-^f(L^ \c\ jKsJ.

1 cı=, V\\V Kor\

X

'

fN

<r«-\ \ V

/, ^]V ()^5|>i-Vt^=^

6v(!^o^J3 -Y^ı^i^'^U/

:/>

W

/V7^

-J'O-^UO'y ^nomıisı

^P-iULff/

|'\0J\wv2^

■f\pf TXO,Y

'Cio^ ^ /

/)^ /p/

nv^mf ^

j/^tV

M

^

-pY^Ç yv^y^

F^^dî L/(^^ -3-^)^3

■sj'^^YY

'/I

-p^Oy/

'/î/V Jff-^'^Y^ ^1

/-^VU ]j/'3^'>=>~>c?^

y^u^V \\yj^-^

>^O'0 m-ü) ^2»

ısz

\\AX3)^g^

{[cD^OS- -pUA(^^

cA)Lj|^

Otp/H^

l^krruı fyi2j\frQj^

^AiaVvMİj=^^^

I >o^-A-v

1^ cjy^'^'ı Çe^-f

£^eul/^^ /Y'^*

MvS'-Tujf- 5^/V-i^f:^->

flüî^fd- KX\/

?QV^e:f İ<^fllC^

^I'^va2- <£(^0/^

NİS/p-f

(E^Vvim

^-auJ>£i-£\ I^Ai^ Uf^ l^.fifJ.Ûl^C /ÂİCC€T^0C^/^ y

f)\^ vASuD

\Ç7

-/I

/'V ,

V^u^rsfflÇ f^ü '>V

"V

rıgp/o

v/f/V

y//o^/ <'r-^'rr

A"V^

' <rM/

af'yizruS'iy y-^^j.h

7^/n

r^

^n

uvı^r>v^c^

£rg:Sr\^Aş.q //Vv

VS)

WAaa^ ^

'\h ^

Ç[Sck^^

^T/9J^^J<

u A/YA12-1y

hchr^c. jn-^^^'//

\/Tİ<=Wi

Gdrtl^

■5)

<<? o Y^iALiU

€f2J2ji\\

vfs<k ^

YAs(

/.

' iO/hCCL

2.'t?\co\_:^ y\A-^ '

/Jj-ej-pry

r\ Cpy'

\/^ AC o

Jû_

-M

•

^ I

tncrcr S9

AA/

Ö|(<=r«j

o

r ■* '

J|l-7pr4r3-i\jYv

\/l"~»V*^

\

y

v^jn+^-V

/3 bv>ın-|-y:2l /

/7/y

n~)-2Q"y3 )'3v'^T>/^

<^t^5

■ w '^uy

^

i h9hW7î

\^^c.^$i

\i Sn^jg' i ı^n^ns^ ^i?/// M , '-4/?^ ^ M/ S^l}^^f72> 7/^/32>' hffd^'l^

■/>

n I o

v>

/^\N/.in O^^VjVMVT^ >'-V

pY)f t^hvo^

;^Yi O" ov a

C^ /\ yyl

r<^

Va^A'fO

GENEL GEREKÇE

Kovid 19 salgınının devam eden ekonomik etkileri, küresel tedarik zincirinde yaşanan bozulmalar, arz şokları, Rusya Ukrayna savaşı, emtia ve enerji fiyatlarındaki şoklar ve küresel düzeyde yaşanan enflasyonist baskıların etkilerini azaltmak adına çok sayıda tedbir alınmış ve sağlanan desteklerin yam sıra bir seri düzenleme yapılarak vatandaşlarımızın, işletmelerimizin kamuya olan yükümlülüklerini azaltmak adına vergi oranlarında indirime gidilmiştir. Makro göstergeler açısından son derece başarılı bir yıl olan 2022 yılında güçlü bir gelir performansı elde edilmiş, bütçe açığının GSYH'ye oranı %1 seviyesine düşürülmüş ve küresel ekonomide sert türbülanslar yaşanırken 4 yıl aradan sonra yeniden faiz dışı fazla verilmiştir. 2022 yılının ilk üç çeyreğinde kaydettiğimiz yüzde 6,2'lik güçlü ve dengeli büyümeyle ülkemiz, G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olmuştur. Yakaladığımız yüksek büyüme hızım desteklemek, vatandaşlarımızın kamuya olan yükümlülüklerini hafifieterek ödeme kolaylığı getirilmek suretiyle yatırım, üretim ve ihracat faaliyetlerine odaklanmalarını sağlamak amacıyla bazı alacaklann yeniden yapılandırılmasına imkân sağlayan bu Teklif hazırlanmıştır.

Bütçe performansı ile yakaladığımız mali alanı dikkate alarak hazırladığımız bu Teklif ile vatandaşlarımızdan gelen talepler de dikkate alınmış ve kamuya olan borçların yapılandırılarak ödenmesine ilişkin düzenlemelerin yanısıra, mevcut ve muhtemel ihtilafiarm sulh yoluyla sonlandırılmasım, matrah ve vergi artırımı yoluyla geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılmasını, işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesini sağlayan düzenlemelere yer verilmiştir.

Teklifte, bazı kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarına olan borçların yapılandıniması da düzenlenmiştir.

Diğer taraftan, vergide adalet, vergi rekabeti, basitlik, etkinlik ve verimlilik ilkeleri

çerçevesinde yapılan çok sayıda düzenlemelere ilave olarak bazı güncellemelerin yapılmasına da ihtiyaç duyulmuş ve hazırlanan Kanun Teklifinde aşağıdaki düzenlemelere de yer verilmiştir.

Bu kapsamda; - Genç girişimcilerin kazançlarına sağlanan gelir vergisi istisnasımn tutarı artırılmaktadır.

- Şüyuun izalesi yoluyla yapılan taşınmaz satışlannda, her bir devir ve iktisap işlemi için devir ve iktisap sayısma bakılmaksızın her bir taşınmazda devir eden ve devir alanlardan birer adet asgari maktu harç alınması sağlanmaktadır. - Orta ve alt gelir grubuna yönelik konutların daha uygun şartlarla üretilmesini teminen

TOKİ tarafından 2023 yılı sonuna kadar yeni çıkılacak ihaleler ile ilgili olarak bu ihalelerde TOKİ'nin almış olduğu ihale kararları ve TOKİ ile yükleniciler arasında düzenlenen

sözleşmelere damga vergisi istisnası sağlanmaktadır. - Boru hatları veya elektrik telleri ile taşman ve sürekli akış hâlinde olan malların ithaline ilişkin olarak ithalatın yapıldığı vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar ödenen katma değer vergisinin, ithalatın yapıldığı dönemde indirim konusu yapılabilmesi imkânı getirilmektedir. - Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoloji geliştirme bölgeleri dışında, teşvik kapsamında çalışılabilecek süreye ilişkin Cumhurbaşkamna verilen yüzde yetmiş beşe kadar artırma yetkisi yüzde yüze çıkarılmaktadır. - Şirket birleşme ve devirlerinin desteklenmesi amacıyla iştirak hissesi alımı nedeniyle yüklenilen finansman giderlerinin devir sonrası da indirimine imkân tanınmaktadır. - Amatör sporcuların yetiştirilmesi amacıyla amatör spor faaliyetleri ve alt yapı yatırımlannın desteklenmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Teklifte ayrıca, - Sigortacılık Kanununda düzenleme yapılarak hasarların giderilmesi ve tazminat ödemelerinde eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçaların kullanılmasına imkân sağlanmaktadır. - Sürücüler üzerinde trafik güvenliği açısından olumlu yönde bir motivasyon oluşturmak suretiyle kurallara uyma alışkanlığı kazandırmak, taşımacılık sektörünün devamlılığını sağlamak amaçlarıyla sürücülere verilen ve halen aktif olan ceza puanlannın pasif duruma getirilmesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 51 inci

maddesinin üçüncü fıkrası ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralan kapsamında geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin geçici geri alma durumlanmn kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. - 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmamasına ilişkin süre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile (5) numaralı bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi hükümlerinin uygulama süresinin ve bu yerlerde içme ve kullanma suları için ücretin en düşük tarifesinin % 25'ini geçmeyecek şekilde belirlenmesine ilişkin hükmün süresi ile tüzel kişiliği kaldınlarak tek mahalleye dönüşen beldelerde içme ve kullanma sularından alınacak ücretin, mevcut en düşük tarifenin %50'sini geçmeyeceğine ilişkin hükmün süresi 31/12/2025 tarihine uzatılmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, Kanunun kapsamı düzenlenmektedir.

Maddede yapılandırmaya konu alacaklar; alacaklı idare, alacak türü ve alacağın dönemi itibanyla belirlenmiştir.

Yapılandırmaya konu alacakların ait olduğu idareler; Hazine ve Maliye Bakanlığı,

Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler. Yatırım îzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YÎKOB) şeklinde düzenlenmiştir.

Yapılandırmaya konu alacaklar; esas itibarıyla 31/12/2022 tarihi dikkate alınarak belirlenmiş ve vergiler, vergi cezaları, idari ve adli para cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer'i alacaklar kapsama alınmıştır. Ayrıca, bu idarelerin 6183 sayılı Amme Alacaklanııın Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil edilen diğer alacakları ile belediyelerin, su, atık su ve katı atık gibi alacaklan Kanun kapsamındadır.

Maddede, Kanun metninde kullanılan bazı terimlerin ifade ettiği anlamlar tanımlanmış ve bu suretle madde metinlerinde tekrardan kaçınılmıştır.

Ayrıca, işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il Özel

idarelerine, belediyelere ve YÎKOB Tara bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş amme alacakları ve belediyelerin ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin kesinleşmiş bazı alacaklarının hangi şartlarla yapılandırılacağı düzenlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında. Kanunun yayımı tarihi itibanyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; vergiler ve vergi cezaları, idari para cezaları, 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklar, gümrük vergileri ve idari para cezaları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme cezası gibi fer'i alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler yer almaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasında, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden alacakların da kesinleşmiş alacak olarak yapılandırılacağı düzenlenmiştir. Maddenin dördüncü fıkrasında, her bir taşıt için Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi, taşıta ilişkin idari para cezaları ile geçiş ücretinin en az %10'unun ödenmesi şartıyla taksit ödeme süresince fenni muayene izni verileceği belirtilmektedir. Maddenin beşinci fıkrasıyla, tütün mamulleri, raakaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü

içkilerin üreticileri ve ithalatçılarının, ürünlerinde kullanmaları gereken özel etiket ve işaretleri kullanabilmeleri için Kanun kapsamında yapılandınlan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra

gelen Özel Tüketim Vergisi Kanununun (III) sayılı listesinin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan

ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ve vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra gelen katma değer vergisi ile bu vergilere ait beyannameden doğan damga vergisinin tamamımn ödenmesi şartı getirilmiştir.

Maddenin yedinci fıkrasında, belediyelerin su, atık su ve katı atık ücretleri ile sunduğu bazı hizmetlerden kaynaklanan ücret alacaklan ile aldığı bazı paylann yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin sekiz ve dokuzuncu fıkralarında, büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli ile harcamalara katılma payı alacaklarımn yapılandmlması düzenlenmiştir.

Maddenin onuncu fıkrasında, YİKOB'ların Kanun kapsamındaki alacaklarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin on birinci fıkrasında, madde hükmünden yararlananların ayrıca 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasımn (2) numaralı bendi ile 379 uncu maddesinin

ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Maddenin on ikinci fıkrasında, madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen diğer şartlann yanı sıra dava açmamalan, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerektiği hüküm altına alınmıştır.

MADDE 3- Maddeyle, kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacaklarının ne şekilde yapılandırılacağına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkukların yapılandırılması, ikinci fıkrasında Kanunun yayımı tarihi itibanyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkukların yapılandırılması düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında, sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin olarak dava açılmış olması hâlinde ödenecek tutarla ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kanun kapsamındaki idari para cezalarından ihtilaflı olanların yapılandmlması düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında. Kanun kapsamındaki ecrimisillerden ihtilaflı olanların yapılandmlması düzenlenmiştir.

Maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan en son kararın, tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım karanna/ecrimisile ilişkin ihbamame/düzeltme ihbarnamesine yönelik verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karar olduğu belirtilmek suretiyle Kanun uygulamasında hangi kararın esas alınacağına dönük temel ilke belirlenmektedir.

Maddenin on birinci fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım karanna/ecrimisile ilişkin ihbamame/düzeltme ihbamamesine göre belirlenen alacaklann başka bir işleme gerek olmaksızın takip edileceği belirtilerek, Kanundan yararlanma hakkının kötüye kullanılmasının Önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 4- Maddeyle, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yayımı tarihinden önce başlamidığı hâlde tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edileceği belirtilerek bu safhada bulunan alacaklar da Kanun kapsamına alınmıştır.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, tarh edilen vergilerin yapılandırılması düzenlenmekte ve maddeden yararlanma, ihbarname tebliğine bağlı başvuru ve ödeme süreleri

belirlenerek kurala bağlanmaktadır. Ayrıca, Kanundan yararlanmanın genel başvuru süresi içinde tebliğ edilen ihbarnameler için farklı başvuru süresi ve buna bağlı olarak birinci taksit ödeme süresi belirlenmiştir.

İştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları, vergi aslına bağlı olarak hesaplanmakta ise de verginin mükellefi ile cezaya muhatap olan kişiler farklıdır. Bu nedenle bu fiiller için cezaya muhatap olanların madde hükmünden yararlanma şartları farklı bir şekilde belirlenmiştir.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce

pişmanlık talebiyle veya izaha davet kapsamında verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynca, asla bağlı olan vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şartı getirilmiştir.

Diğer taraftan, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılması ve maddede belirlenen tutarın, belirtilen süre içinde ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılması sağlanmıştır.

Ayrıca, mükelleflerin bu madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için maddede belirtilen süre ve şekilde ödeme yapmaları ve dava açmamalan şartı getirilmiştir. Benzer düzenleme, gümrük vergisi için de getirilmiştir.

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da bu madde hükmünden faydalandınimıştır.

Öte yandan, Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlanan

mükelleflerin, 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma, 5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi ve 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesindeki indirim hükümlerinden yararlanamayacağı belirlenmiştir. Maddede incelemeye başlama tarihinin, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunacağı düzenlenmiştir.

Maddenin onuncu fıkrası ile Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunda belirtilen başvuru süresi içinde pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılacak beyanlara ilişkin düzenlenme yapılmaktadır. Ayrıca, izaha davet kapsamında yapılacak beyanlar da bu fıkra kapsamında yapılandırılabilecektir.

Onuncu fıkranın (b) bendi ile 31/12/2022 tarihinden önce verilmesi gerektiği hâlde Kanunun yayımı tarihine kadar verilmemiş olan emlak vergisi bildirimlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Maddenin on birinci fıkrasında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret gelirleriyle ilgili olarak gelir vergisi tarh edilmeyeceği, vergi cezası kesilmeyeceği, tarh edilmiş vergilerin ve kesilmiş cezaların terkin edileceği ve tahsil edilmiş olanların ise iade edilmeyeceği düzenlenmiştir.

MADDE 5- Maddeyle, matralı ve vergi artırımı düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasıyla mükelleflerce çeşitli sebeplerle noksan beyan edilmiş ya da beyan dışı bırakılmış geçmiş yıl gelirlerinin belli oran ve tutarlar dâhilinde beyan edilmesi sağlanmaktadır. Bu şekilde beyan edilecek gelirlere uygulanacak oran ve tutarların tespitinde ekonomik gelişmelere paralel olarak tespit edilen matrahlar esas alınmıştır. Böylece mükelleflere, 213 sayılı Kanunda yer alan vergi cezaları ve gecikme faizlerine muhatap olmadan vergilerini ödeme imkânı sağlanmakta ve artırımda bulunulan vergiler ve dönemler için artırılan vergilerin ödenmesi şartıyla vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması düzenlenmektedir.

Ayrıca, matrah artırımında bulunan mükelleflerin beyan edecekleri ve üzerinden vergi hesaplanacak matrahlar için asgarî tutarlar belirlenmekte, daha önce zarar beyan edilmiş olması

veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş yahut ilgili yıllarda faaliyette bulunulmuş veya gelir elde edilmiş olsa da bu faaliyetlerin ve gelirlerin

vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılmış olması nedeniyle matrah bulunmaması halleri ile mükellefler tarafından beyan edilen matrahlara uygulanan oranlar sonucu bulunan matrahlara alt sımr getirilmektedir. Ayrıca, kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulundukları

kurumlar vergisi matrahlarının yam sıra 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi olan kazanç ve iratları üzerinden tevkif edilen vergileri de artırmaları şartı getirilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir (stopaj) vergisi ve kurumlar (stopaj) vergisine ilişkin vergi ve matrah artırımı hükümleri düzenlenmekte olup, bu fıkra hükmünden faydalanan mükellefler nezdinde, artırımda bulunulan vergiyi ödemeyi kabul ettikleri vergilendirme

dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler dolayısıyla gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağı öngörülmektedir. Aynı fıkrada ayrıca, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı ödemeler üzerinden yapılması gereken vergi tevkifatı hükümlerine istinaden, bu fıkra kapsamında matrahlarım artıranların, kurumlar vergisi yönünden de matrah artınmmda bulunmalan gerektiği hususu düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla katma değer vergisi mükelleflerinin vergi artırımında bulunmaları ve ödemeleri hâlinde, artırımda bulunduktan dönemler için haklarında KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatına muhatap tutulmamaları imkânı sağlanmaktadır. Artınma esas alman tutar, yıl içinde verilen katma değer vergisi beyannamelerinde gösterilen "hesaplanan katma değer vergisi"nin yıllık toplamıdır. Hesaplanan KDV, indirimlerden önceki vergi tutandır. Artırıma esas tutar olarak, "ödenmesi gereken KDV" yerine, "Hesaplanan KDV'nin esas ahnmasımn nedeni, indirimler yüzünden bazı dönemlerde beyannamede ödenecek KDV çıkmamasıdır. Artırıma esas tutarın daha genel ve objektif bir tabana dayandıniması ve uygulanabilirliğin sağlanması amacıyla "Hesaplanan KDV" tercih edilmiştir. Mükelleflerin sorumlu sıfatıyla verdikleri KDV beyannameleri için bu madde hükmünden yararlanmaları söz konusu değildir. Ayrıca, sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, vergi artırımına ilişkin yıllık toplam tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır. Maddede ayrıca mükelleflerin matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak dikkate alacakları diğer hususlar düzenlenmektedir. Matrah veya vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin, defter ve belgeleri incelenmeyecek ve artınma konu olan vergilerle ilgili olarak tarhiyat yapılmayacaktır. Mükelleflerin, defler ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olması ilgili yıllar için mükellefler tarafindan matrah veya vergi artınmmda bulunulmasına engel olmadığı gibi idarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır. Matrah ve vergi artınmmda bulunulmasının 213 sayılı Kanuna göre defter ve belgeleri muhafaza ve ibraz ödevini kaldırmadığı madde metninde açıkça belirtilmiştir.

Maddede öngörülen bir diğer düzenleme ise bu Kanuna göre matrah veya vergi artınmmda bulunulmasının Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği hususudur. Ancak, maddede yer alan

inceleme yapma hakkına yönelik hükümler saklı kalmak kaydıyla vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin Kanunun yayımım izleyen yedi iş günü içinde sonuçlandınlamaması hâlinde bu işlemlere devam edilmeyecektir. Bu süre içinde sonuçlandınlan vergi incelemeleri ile ilgili

tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacaktır. İnceleme ve takdir sonucu tarhiyata

konu matralı farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarımn

vergi dairesi kayıtlanna intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı, bu madde hükümleri ile birlikte değerlendirilecektir.

213 sayılı Kanımun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki "defler, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defler sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak

düzenleyenlerin", 359 uncu maddesinin (ç) fıkrasında yer alan fiilleri işleyenlerin, terör suçundan hüküm giyenlerin ve haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenlerin bu Kanunun matrah veya vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanamayacakları öngörülmektedir. Bununla birlikte, haklarında, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defler, kayıt ve belgeleri yok etme veya defler sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden ve 359 uncu maddesinin (ç) fıkrasında yer alan fiillerden hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artınmında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bu artırımlara

ilişkin olarak tahakkuk işlemlerinin bekletilmesi ve söz konusu vergi incelemesi kapsamında bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, mükelleflerin matrah ve vergi artırımı hükümlerinden

faydalandırılması öngörülmektedir.

Matrah ve vergi artırımı üzerine hesaplanan vergilerin aylık dönemler hâlinde azami on iki eşit taksitte ödenmesi kuralı getirilmektedir.

MADDE 6- Maddeyle, işletme kayıtlarının düzeltilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesini sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit

şirketler dâhil) işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlann kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, Kanunda öngörülen süre içinde vergi dairelerine bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle deflerlerine kaydedebileceklerdir.

Bu suretle gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır bir hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bilanço esasına göre defler tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için iki ayrı karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiyesi hâlinde sermayenin bir unsuru olarak sayılmakta ve dolayısıyla vergilendirilmemektedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilmektedir. Envantere dâhil edilen bu kıymetler üzerinden ayrıca amortisman

aynlmayacaktır. İşletme hesabı esasına göre defler tutan mükellefler ise emtiamn rayiç bedelini

defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak, makine, teçhizat ve demirbaşlann rayiç bedelini ise envantere kaydedeceklerdir.

Mükelleflerin ellerinde bulunan belgesiz malların kayıt altına alınması, kayıt dışı ekonominin daraltılması ve bundan böyle yaratılacak katma değer vergisinin kavranması amacıyla, bildirim konusu mallar için katma değer vergisi hesaplatılmakta ve bu verginin, sorumlu sıfatıyla beyam sağlanmaktadır. Bu madde çerçevesinde beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tâbi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilmesi mümkün değildir. Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecek fakat iadeye konu edilemeyecektir. Ayrıca özel tüketim vergisine tabi mallan öngörülen düzenleme kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen

mükelleflerin, beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek ödemesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi için kayıtlarında yer aldığı hâlde gerçekte mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlanna intikal ettirebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Diğer bir anlatımla, faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan bu gibi kıymetlerin halen işletme kayıtlarında gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dişilik, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara bu kıymetlere ait hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanmak suretiyle düzeltilmektedir. Faturalama işlemi, emtialar bakımından kayıtlarda yer alan maliyete, bu maliyete aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safî kâr oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın eklenmesi suretiyle yapılacaktır. Gayri safı kâr oranının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odasımn belirleyeceği oran esas alınacaktır. Makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından ise mükelleflerin kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedelleri dikkate alınmak suretiyle ilgili kıymetlere ilişkin kayıt ve beyanlar yapılacaktır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu Kanunda belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu faturaları yasal kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekmektedir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik ceza ve faiz uygulanmayacaktır. Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca, bu tutarlar ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2022 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlanm, maddede öngörülen süre ve şekilde vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlanm düzeltebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında verginin hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenmesi şarttır.

MADDE 7- 2022 Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde, bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla ödenmemiş olan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi. Kanunun 60 mcı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanlardan kaynaklanan genel sağlık sigortası primi alacaklan, topluluk sigortası primi alacaklan. Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış olan isteğe bağlı sigorta primleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı alacak asılları ile bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların; 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâloil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile

ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları

uyannca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının,

Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın tahsil ve terkinin şekli düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılann, ek 5 ile ek 6 ncı maddeler kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarım yapılandırmalan hâlinde, yapılandırılan borçlannm ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ayrıca, Aralık 2022 ve öncesi döneme ait 5510 sayılı Kanunun 60 mcı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında borcu bulunanlara 31/7/2023 tarihine kadar bu borçlarım gecikme zammı ve cezasız ödeyebilme, bu tarihe kadar da sağlık yardımlarmdan yararlanma imkânı getirilmiştir. Kanunun yayımı tarihine kadar hiç gelir testine girmemiş genel sağlık sigortalannın 30/6/2023 tarihine kadar gelir testine gitmeleri hâlinde belirlenecek gelir durumlarına göre tescillerinin geriye dönük güncellenmesi sağlanmaktadır.

MADDE 8-31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup yapılandırma son başvuru tarihine kadar tebliğ edilen özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin, yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ve bunlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsil ve terkin usulü ile başvuru ve taksitlendirme süresi düzenlenmiştir.

31/12/2022 tarihinden önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup yapılandırma son başvuru tarihine kadar tebliğ edilen idari para cezalarının yapılandırma kapsamına alınması sağlanmıştır.

31/12/2022 tarihi ve önceki dönemlere ilişkin olup yapılandırmaya son başvuru tarihine kadar başvuruda bulunmak kaydıyla ilk taksit ödeme süresi sonuna kadar tahakkuk edecek SGK alacaklarının yapılandırma kapsamına alınması düzenlenmiştir.

7 nci madde ve bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerektiği düzenlenmiştir.

MADDE

9-

Maddede

Kanunun

uygulamasına

ilişkin

ortak

hükümler

düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler yer almaktadır. Başvuruda bulunan mükelleflerin borçlannı genel olarak aylık devreler hâlinde azami kırk sekiz eşit taksitte ödemeleri öngörülmüş, ayrıca daha kısa sürede ödeme seçenekleri de düzenlenmiştir. Ancak, yapılandırılan borçların taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçların maddede belirtilen katsayılara göre arttırılmış şekliyle ödenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Borçların, ilk taksit ödeme süresi içinde peşin ödenmesi hâlinde ilgili maddelere göre

yapılandınimış olan borçlara herhangi bir ek mali müeyyide uygulanmayacağı, erken ödemeyi teşvik etmek amacıyla yapılandırılmış borçlardan indirim yapılacağı hususları düzenlenmiş ve bu kapsamda yapılandırılan alacağın ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi şartına

bağlı olarak fer'i alacaklar yerine hesaplanmış olan Yİ-ÜFE tutanndan %90 oranında indirim yapılacağı öngörülmüştür.

îlgili maddelerde yer alan azami süreler aşılmamak kaydıyla bu Kanuna göre yapılandınlan borçlar on iki, on sekiz, yirmi dört, otuz altı veya kırk sekiz eşit taksitte ödenebilecektir. Borçluların ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih etmeleri gerekmektedir. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı hâlde daha kısa sürede ödeme yapılması mümkün olup, bu takdirde ödenecek tutar

ilgili katsayıya göre düzeltilecektir. Ayrıca, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerinin bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacaldarmın 6183

sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullamimak suretiyle ne şekilde

ödenebileceği düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarının mahsuben ne şekilde ödenebileceği düzenlenmiştir. Maddenin altıncı fıkrasında; - Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden birinci ve ikinci taksitlerin ödeme

sürelerinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla üç taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde Kanun hükümlerinin ihlal sayılmayacağı, ödenmeyen bu tutarların son taksiti izleyen ayın sonuna kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecilcme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde. Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edileceği,

- Kanunun 5 inci maddesi kapsamında taksitli ödeme seçeneği tercih edilmiş olması ve birinciyle ikinci taksitin ödeme sürelerinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden süresinde Ödenmeyen veya eksik ödenenlerin son taksiti izleyen ayın sonuna kadar hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı,

- Peşin veya taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi ve ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi gereken tutarların ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, yapılandırılan tutann tamamının ilk taksiti izleyen ayın sonuna kadar geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla katsayı uygulanmaksızın Kanundan yararlanılacağı, düzenlenmiştir.

Ayrıca, taksitlere yönelik küçük tutarlı eksik ödemelerin ihlal sayılmayacağı belirtilerek taksitlendirmenin devamı sağlanmıştır.

Maddenin sekizinci fıkrasıyla. Kanunun bazı özel hükümleri saklı tutulmak suretiyle borçluların ödedikleri tutar kadar bu Kanundan yararlanmalanna imkân verilmektedir. Ayrıca,

Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmediği için Kanundan yararlanılarak ödenme imkânını yitiren dolayısıyla yapılandırma öncesi şekline geri dönen alacakların, borcun niteliğinde bir değişiklik yapmayacağı yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak ilgili mevzuata göre takip işlemlerinin yapılacağı ve yapılandırma öncesi başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, bu konudaki tereddütleri gidermek amacıyla madde metninde açıkça düzenlenmiştir. Maddenin dokuzuncu fıkrasında, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; 6183 sayılı Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygım olarak ödenmekte olan amme alacakları ile 7256 sayılı Bazı Alacaklann Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden

Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 2 ve 7 nci maddelerine göre yapılandırılan ve ödemesi devam eden alacakların bu Kanun hükümlerinden ne şekilde yararlanacağı açıklanmaktadır.

Maddenin onuncu fıkrasında, bu Kanun kapsamında yapılandınlmayacak alacaklar düzenlenmiştir.

Maddenin on birinci fıkrasında, bu Kanuna göre ödenecek tutarlara Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için herhangi bir zam veya faiz hesaplanmayacağı düzenlenmektedir. Maddenin on ikinci fıkrasında, bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizlerin ne şekilde kaldırılacağı düzenlenmiş ve Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle daha önce tatbik edilen hacizlere konu malların, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı

Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabileceği yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca Kanun kapsamında yapılandırılan borçların, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için bu borçlann en az %10'unun ödenmiş olması kuralı getirilmiştir. Maddenin on üçüncü fıkrasında, Kanunun yararlanma şartı olarak öngördüğü davadan vazgeçme işlemlerinin ne şekilde yapılacağı, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara ilişkin dava açılamayacağı ve hiçbir mercie başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Böylece, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan alacaklara ilişkin karşılıklı olarak sulh yoluyla çözüm amaçlandığından, bu alacaklara dair herhangi bir yargı merciine. Vergi Usul Kanununun 124 üncü maddesi dâhil dilekçe ve başvuru hakkı kapsamında Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu dâhil herhangi bir mercie başvurulamayacağı, başvurulsa dahi bu başvurular üzerine herhangi bir işlem yapılmayacağı düzenlenmektedir.

Maddenin on dördüncü fıkrasında, yapılandırma kapsamındaki alacaklara yönelik zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği düzenlenmiştir.

Maddenin on beşinci fıkrasında, bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile bu Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, mükerrer tahsil edilen tutarların iade edilebileceği tabiidir.

Ayrıca, 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak iadesinin de yapılmayacağı açıklanmıştır. Ancak, dava konusu olan tarhiyatlar, idari para cezaları ve ecrimisillere karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarların; ilk derece mahkemesinde devam eden davalar ile ilk derece malıkemesince daha önce verilmiş terkin kararlan için kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklara yönelik hükümlerden yararlanılmak üzere yapılan başvurular üzerine, nakden ya da mahsuben iade edilebileceği yönünde istisna getirilmiştir.

Maddenin on altmcı fıkrasında, Cumhurbaşkammn Kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar uzatmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Maddenin on yedinci fıkrasında, 213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hali ilan edilen durumlarda taksit ödeme sürelerinin belirlenmesine yönelik hükümler düzenlenmiştir. Maddenin on sekizinci fıkrasında, on yedinci fıkra hükmüne göre ödeme süresi uzatılan taksitler için ilk iki taksitin süresinde ödenmesi şartının aranılmayacağı düzenlenmektedir. Maddenin on dokuzuncu fıkrasında, Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili idareler yetkili kılınmış ve il özel idarelerine, belediyelere ve YIKOB'lara ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına yönelik usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği düzenlenmiştir.

MADDE 10- Maddenin birinci fıkrasıyla, amme borçlusu adına tahakkuk etmiş, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacaklardan; vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibanyla ödenmemiş ve tüm tahsil daireleri itibarıyla asli ve fer'i toplamı 2.000 Türk lirası ve altında bulunanların tahsilinden vazgeçileceği düzenlenmiştir. Madde kapsamında yapılacak

terkin işlemlerinde amme borçlusu adına tahakkuk etmiş borçlar esas alınacak borçlunun müteselsil sorumluluk veya ikincil sorumluluklar kapsamında ödemesi gereken tutarlar dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, 2000 liralık tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihinde vergi dairesi kayıtlarında bulunan tutar esas alınarak terkin işlemleri gerçekleştirilecektir. Maddenin ikinci fıkrasıyla. Kanunun yayımı tarihinden önce 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 102 nci maddesi kapsamında verilen idari para cezalarına yönelik terkin düzenlemesi yapılmaktadır. Söz konusu maddenin birinci fıkrası kapsamında verilen cezalara muhatap olanların yabancı uyruklu olmaları, yurt dışına çıkaıılmış olmaları ve

mevcut hukukumuz çerçevesinde bu alacakların yurt dışında tahsil kabiliyeti olmaması

nedeniyle mezkur düzenleme önerilmektedir. Ancak, 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d)

bendi kapsamında verilen idari para cezalarının muhatabı olan taşıyıcılara verilen cezalar ise

anılan Kanunda yabancı uyruklu yolcuları taşıyan kara, hava, deniz ve demiryolu taşıtlarının gerçek veya tüzel kişi olan sahiplerine veya ticari kara, hava, deniz ve demiryolu işletmecilerine getirilmiş özel yükümlülükler olması nedeniyle terkin kapsamına alınmamıştır. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, yapılandırmaya başvuran ve yapılandırmalarmı ihlal

etmeyen mükellefler için 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının

(2) numaralı bendinde yer alan, haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması hükmü ihlal edilmemiş sayılacaktır. Maddenin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında. Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazası, meslek hastalıklan gibi sebeplerle işverene rücu edilen alacaklan ve emekli aylıklarmdan yersiz ödenenlerden kaynaklı alacaklan ile Tanm Bağ-Kur'lulannm prim borçlarına karşılık olarak, sattıkları ürün bedellerinden kesinti yapılmak suretiyle SGK'ya ödenmesi gereken prim alacaklarının yapılandırılması düzenlenmektedir. Maddenin yedinci fıkrasıyla, 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan iş yerlerine ilişkin olup, ödeme süresi 31/12/2020 veya önceki bir tarih olduğu hâlde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 500 Türk lirasını aşmayan alacaklar ile tutanna bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer'i alacaklardan tutarı 10.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin sekizinci fıkrasıyla araç muayenelerini süresinde yaptıramamış olanlara, araç muayenelerinin yapılmasını teşvik etmek amacıyla 30/9/2023 tarihine kadar bu muayenelerin yapılması şartıyla, 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesi gereğince muayenede gecikilen her ay

ve kesri için alınan %5 fazla yerine YÎ-ÜFE oranları, Kanunun yayımı tarihinden sonra da aylık

%0,75 oranı kullanılarak bulunan tutan ödemeleri imkanı verilmektedir. Maddenin dokuzuncu fıkrasıyla, 4706 sayılı Kanunun geçici 25,26 ve 28 inci maddeleri kapsamında ertelenen bedeller hariç olmak üzere, ilgili Kanunlan uyarınca orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi 31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan bedellerin yapılandınimasma

yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin onuncu fıkrasıyla, il özel idareleri, YÎKOB'lar, belediyeler ve bunların bağlı

kuruluşları ile sermayesinin %50'sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları satış, irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (tasarrufunda bulunan taşınmazların kira ve irtifak hakkı bedelleri ile kaynak sularının kira bedeli dâhil) ve vadesi 31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla Ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat paylan alacakları Kanun kapsamında yapılandınlmaktadır.

Maddenin on birinci fıkrasıyla, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi

itibanyla ödenmemiş olan ve her bir alacağm türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutan 250 Türk lirasını aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızm bu asıllara bağlı fer'i alacakların, aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 500 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilmektedir.

Maddenin on iki ila on dokuzuncu fıkralarında;

-Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu kapsamında üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından almacak oda paylan ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsalann Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçlannın, -Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu kapsamında meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı borçlarının, -Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonuna olan katılma payı, esnaf ve sanatkârların meslek eğitimini geliştirme ve destekleme fonu borçlarımn, -Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlann ve stajyer avukatlarm ilgili barolara olan baro kesenekleri ile Türkiye Barolar Birliği'ne olan staj kredisi borçlarının, -Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplanmn üyesi oldukları odalara olan aidat borçlarının, -Türk Tabipleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Merkez Konseyi'ne olan birlik payı borçlarının, -Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türk Diş Hekimleri Birliği'ne olan birlik payı borçlarımn,

-Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türk Veteriner Hekimleri Birliği'ne olan birlik payı borçlarının, yapılandırılması düzenlenmektedir.

MADDE 11- Maddeyle, genç girişimcilere sağlanan kazanç istisnası tutarı güncellenerek gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutar olarak belirlenmekte ve bu tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artan ikinci dilim tutanna göre uygulanması sağlanmaktadır.

MADDE 12- Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından verilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla vadesi geçmiş olan öğrenim ve katkı kredisi taksitlerine vade tarihleri ile 7420 sayılı Kanunla 351 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 9 Kasım 2022

tarihleri arasında gecikme zammı, Yİ-ÜFE tutarı, katsayı tutan gibi alacakların hesaplanmaması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların iade edilmeyeceği ve maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslan belirlemeye ilgisine göre Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınacağı düzenlenmektedir.

MADDE 13- Yapılan düzenleme ile damga vergisi uygulaması açısından resmi daire

sayılan Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKÎ) konut ve konut ile birlikte ihale edilen yapım işlerine ilişkin olarak;

- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilan veya duyurusu yapılmak suretiyle çıkılacak ihaleler, - Ayrıca maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ilan ve duyurusu yapılmak suretiyle ihaleye çıkılmış olmakla birlikte henüz ihale tarihi (son teklif verme tarihi) geçmemiş olan ihaleler ile sımrlı olmak üzere, bu ihalelerde TOKÎ'nin almış olduğu ihale kararları ve TOKİ ile yükleniciler arasında düzenlenen sözleşmelere damga vergisi istisnası sağlanmaktadır.

Söz konusu istisna, sadece Kanunda belirtilen nitelikleri haiz yapım işlerine ilişkin olarak 2023 yılı sonuna kadar yeni çıkılacak ihaleler ile aynı işlerde ihale ilan veya duyurusu yapılmış ancak ihaleye katılan yükleniciler için belirlenen son teklif süresi geçmemiş ihalelere

sağlanmak suretiyle özellikle orta ve alt gelir grubuna yönelik konutların daha uygun şartlarla üretilmesinin temini öngörülmektedir.

MADDE 14- 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince gayrimenkullerin şüyuun izalesi yoluyla devir ve iktisabında satış bedeli üzerinden devir eden ve devir alandan binde 20 nispetinde tapu harcı alınmaktadır. Bu şekilde hesaplanan tapu haremin, her bir devir ve iktisap işlemi için (4) sayılı tarifenin son fıkrasında yer alan nispi harçların en az miktarının (2023 yılı için 101,20 TL) altında kalması durumunda ise her bir alım satım işleminden alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı olmak üzere söz konusu asgari maktu harç tutarı kadar harç tahsil edilmektedir.

Ancak, çok fazla sayıda ortağın bulunması sebebiyle paylaşılamayan taşınmazların satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine yönelik olarak açılan davalarda verilen kararlara istinaden tapuda yapılan satış işlemlerinde; her bir taşınmazdaki hissesini satan bir hissedara ait hisse, her bir alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda devreden sayısı ile devralan sayısımn çarpılması suretiyle elde edilen miktarda satış işlemi gerçekleştirilmektedir.

(Örneğin; 20 hissedarı bulunan taşınmazdaki 12 hissedarın hisselerini satıp, 8 hissedann satın

aldığı durumda, her bir satıcıya ait bir hisse, 8 ayrı parça olarak 8 ayrı alıcıya satılmakta, toplamda 96 adet tapu işlemi yapılmaktadır.)

Taşınmazların değerinin düşük olmasının yanı sıra her bir satıcı hissedann sahip olduğu hissenin ve bu hisseden her bir alıcıya devredilecek kısmın satış değerinin çok düşük olduğu durumlarda, söz konusu her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harç Kanunda öngörülen en az harç miktarının altında kalabilmekte ve her bir satış işleminde nispi harç yerine devir eden ve devir alandan 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin sonunda yer alan asgari maktu harç tahsil edilmektedir.

Konu hakkında bir örnek vermek gerekirse, şüyuun izalesi yoluyla satılması istenilen 4 adet taşınmazın her birinde 30 ayrı hissedarın bulunması ve bu hissedarlardan 24 adedinin hissesini satmak isteyip, kalan 6 adedinin ise satılan hisseleri almak istemesi durumunda, her bir taşınmazdaki 24 adet hisse 6 adet alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda 144 (24x6) ayrı işlem, 4 adet taşınmazda ise toplam 576 adet (144x4) işlem yapılmakta, her bir işlem için, (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince hesaplanan nispi harcın asgari maktu harçtan (2023 yılı için 101,20 TL'den) düşük olması durumunda, bu işlemlerin her birinde hem devir alandan hem de devir edenden harç alınması gerektiğinden 1.152 adet (576x2) asgari maktu harç alınmaktadır.

Bu itibarla, özellikle taşınmaz ve hissedar sayısının çok olduğu ancak satışa konu edilen taşınmaza ilişkin hisseye ait satış bedelinin düşük olduğu şüyuun izalesi yoluyla satışlarda, satış bedelinden daha yüksek tutarda harç alınması söz konusu olabilmektedir. Mevcut tarifenin sonunda yer alan fıkraya yapılan ekleme ile şüyuun izalesi yoluyla yapılan taşınmaz satışlannda, her bir devir ve iktisap işlemi için 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendine göre hesaplanan nispi harcın asgari maktu harçtan düşük olması nedeniyle asgari maktu harç alınması gereken durumlarda, devir ve iktisap sayısına bakılmaksızın her bir taşınmazda devir eden ve devir alanlardan birer adet asgari maktu harç alınması sağlanmakta, her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harcın asgari maktu tutarın üzerinde olduğu durumlarda ise nispi harç alınması uygulamasında bir değişiklik yapılmamaktadır. Böylelikle yukarıda verilen örnekte, 1.152 adet asgari maktu harç yerine her bir taşınmazda 24 satıcıdan birer adet, 6 alıcıdan birer adet olmak üzere toplam 4 adet taşınmazdan 120 adet (30 hissedar x 4 taşınmaz) asgari maktu harç alınması sağlanmaktadır.

MADDE 15- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını üç defa ihlal edenlerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle aynı yıl içinde kırmızı ışık

kuralını ikinci kez üç defa ihlal edenlerin sürücü belgeleri kırk beş gün, üç ve daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geçici olarak geri alınmakta ve bu süre sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasma mâni hâli olmadığı anlaşılanlara bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilmektedir.

2918 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hız sınırlarım yüzde otuzdan fazla aşmak suretiyle ihlalin işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde bu kuralı beş defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri bir yıl süre ile geri alınmakta ve süresi sonunda psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mâni hâli olmadığı anlaşılanlara bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla sürücü belgeleri iade edilmektedir. 2918 sayılı Kanunun 118 inci maddesi kapsamında Kanunun kural ihlali saydığı fiillerden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere, aldıklan her ceza için Karayollan Trafik Yönetmeliği ekinde yer alan "Sürücülere Uygulanacak Ceza Puanı Cetvelf'nde (Ek:35) belirlenen ceza puanları verilmekte ve bu ceza puanları Emniyet Genel Müdürlüğü PolNet bilgi sistemine kaydedilmektedir.

2918 sayılı Kanunda sayılan kuralların ihlali dolayısıyla verilen ve halen aktif olan ceza puanlarının ihlal tarihinden geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 puanı doldurması halinde sürücü belgeleri 2 ay süreyle, aym yıl içinde ikinci defa 100 puanın doldurulması halinde ise 4 ay süre ile geri alınmaktadır. 2 ay süre ile geri alınanlar trafik ve çevre bilgisi eğitimine, 4 ay süre ile geri almanlar ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulduktan sonra sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların sürücü belgeleri süresi sonunda iade edilmektedir.

2918 sayılı Kanun kapsamında sürücülere verilen aktif ceza puanlanmn pasif duruma getirilmesi ve Kanunun yukarıda sayılan maddeleri kapsamında geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin geri alma işlemlerinin kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadu*.

MADDE 16- Maddede yapılan düzenlemeyle, boru hatları veya elektrik telleri ile taşman ve sürekli akış hâlinde olan malların ithaline ilişkin olarak ithalatın yapıldığı vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar ödenen katma değer vergisinin, ithalatın yapıldığı dönemde indirim konusu yapılabilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 17- Maddeyle, spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından sporculara yapılan ücret ödemeleri üzerinden kesilen gelir vergisinin; ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilmiş ve vadesinde ödenmiş olması kaydıyla, vergi dairesince ilgili kulüp ve şirketlerce açılan özel hesaplarına aktarılması öngörülmektedir.

İadeye konu edilerek özel hesaba alınan tutarların hangi harcamalarda kullanılabileceği

ve harcama sınırlan belirlenmektedir.

Özel hesaba aktarılan tutarlar, amatör spor faaliyetleri ile futbol kulüpleri ve futbol spor anonim şirketlerinin altyapıları dahil altyapı spor eğitim tesislerinde sportif faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler için kullanılabilecektir. Yine, bu tutarlar, bu kapsamındaki sporcu, çalıştıncılar ve diğer spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat, sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör ve altyapı faaliyetlerine ilişkin hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, federasyon vize, lisans, tescil ve katılım gibi harcamalar için de kullanılabilecektir.

özel hesaba aktarılan tutarların, amatör spor faaliyetleri ile sporcularm yetiştirilmesi ve

eğitimi için futbol kulüpleri ve futbol spor anonim şirketlerinin altyapıları dahil kurulan veya kurulacak altyapı spor eğitim tesisleri için de kullanılabilmesine imkan tanınmaktadır. Yine, özel hesaba aktarılan tutarlar, altyapı spor eğitim tesislerin inşası ve bu tesislerde görevli personel ücretleri dahil bu tesislerin işletilmesi ve idamesi için yapılan harcamalar için de kullanılabilecektir.

Özel hesaba alınan ve harcanamayan tutarların, spor kulübü ve bu spor kulübünün bağlı

ortaklığı veya iştiraki olarak kurulan spor anonim şirketlerinin aralannda aynı amaçla harcanmak üzere aktarılabilmesine ve spor kulüpleri ile spor anonim şirketlerince iade alınmadan önce yapılan harcamaların daha sonra özel hesaba aktarılan tutarlardan karşılanabilmesine imkan sağlanmaktadır.

Özel hesaptan amaç dışı kullanılan vergi iadelerinin amaç dışı kullamidığı

vergilendirme dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisinin vergi ziyaı cezası kesilerek tarh edileceği ve gecikme faizi hesaplanmak suretiyle geri alınacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, iade edilecek tutarları %50'sine kadar azaltmaya ve kanuni seviyesine getirme

hususunda Hazine ve Maliye Bakanına yetki verilmektedir. Özel hesabın oluşturulması, idaresi,

bu hesaba aktarılan tutarların kullanılması ve denetlenmesi ile maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları yönetmelikle belirleme hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı müştereken yetkili kılınmaktadır.

MADDE 18- Maddeyle, teknoloji geliştirme bölgesi dışında teşvik kapsamında çalışılabilecek süreye ilişkin Cumhurbaşkanına verilen yüzde yetmiş beşe kadar artırma yetkisi yüzde yüze çıkarılmakta ve Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin meslek gruplarına göre de kullanılabilmesine imkân tanınmaktadır.

MADDE 19- Maddeyle, 5520 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında, iştirak eden şirketin iştirak ettiği şirketi veya iştirak edilen şirketin iştirak eden şirketi devraldığı durumlarda, iştirak hissesi ve pay alımı dolayısıyla yapılan ve devir sonrasına tekabül eden finansman giderlerinin devralan şirkette indirim konusu yapılacağı hususu düzenlenmektedir.

MADDE 20- Maddeyle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenleme yapılarak motorlu araç parçalarının üretiminde yerli sanayinin geliştirilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji

Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kurulacak sistemler

çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçalar ile yeniden kullanılabilir parçaların kullamimasmın, hasarlann giderilmesi ve tazminatın ödenmesi süreçlerine dâhil edilmesine imkân sağlanmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kurulacak sistemle eşdeğer parçaların sürüş güvenliğine ve araç performansına olumsuz etkilerinin bulunmadığının tespiti yapılacak, üretim ve kullanım süreçlerinin takibi sağlanacaktır. Bununla birlikte, Çevre,

Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili mevzuatına uygun yeniden kullanılabilir

parçalann Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından motorlu araçlarda kullanılabileceği tespit edilecektir. Maddeyle söz konusu parçalann motorlu araç hasarlarımn giderilmesi ve tazminatın

ödenmesi süreçlerine dâhil edilmesine ilişkin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna yetki verilmektedir. Öte yandan, söz konusu parçaların kullanımının motorlu araçlarm garantilerine olumsuz etkide bulunmaması açısından garantinin korunmasma ilişkin ilgili mevzuatlarda yer alan koruyucu hükümler saklı tutulmuştur.

MADDE 21- Maddeyle, Ar-Ge ve tasanm merkezleri dışında teşvik kapsamında çalışılabilecek süreye ilişkin Cumhurbaşkamna verilen yüzde yetmiş beşe kadar artırma yetkisi yüzde yüze çıkarılmakta ve Cumhurbaşkamna tanınan yetkinin meslek gruplanna göre de kullanılabilmesine imkân tamnmaktadır.

MADDE 22- 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin on beşinci fıkrası kapsamında tüzel kişiliği kaldınlan köylerde, Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmamasına ilişkin süre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile (5) numaralı bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi hükümlerinin uygulama süresinin ve bu yerlerde içme ve kullanma sulan için ücretin en düşük tarifesinin % 25'ini geçmeyecek şekilde belirlenmesine ilişkin hükmün süresi ile tüzel kişiliği kaldırılarak tek mahalleye dönüşen beldelerde içme ve kullanma sularından alınacak ücretin, mevcut en düşük tarifenin %50'sini geçmeyeceğine ilişkin hükmün süresi 31/12/2025 tarihine uzatılmaktadır.. geçici madde 1- Maddenin birinci fıkrasıyla, bu Kanunun 19 uncu maddesiyle 5520 sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile iştirak hissesi ve pay alımı dolayısıyla yapılan ve devir sonrasına tekabül eden finansman giderlerinin, devir sonrası devir alan kurum tarafından indirim yapılabileceği hususu netleştirilmektedir.

Bu bağlamda, maddeyle geçmiş dönemlerde söz konusu finansman giderlerini indirim konusu yapan mükelleflere yönelik bir inceleme ve tarhiyat yapılmaması sağlanmakta ve uygulamada yaşanan ihtilafların sonlandırılması amaçlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, boru hatları veya elektrik telleri ile taşınan sürekli akış hâlinde olan malların ithalini gerçekleştiren mükelleflere ilişkin olarak bu Kanunun 16 ncı maddesi ile yapılan düzenlemeye uygun olarak söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerde de mükellefler tarafından anılan maddede belirtilen esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılmış olan katma değer vergileri ile ilgili olarak vergi incelemeleri veya takdir işlemlerine istinaden herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmayacağı, vergi cezası kesilmeyeceği, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan ve kesilmiş cezalardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçileceği, tahakkuk eden tutarların terkin edileceği, tahsil edilen tutarların ise iade edilmeyeceği düzenlenmektedir. Ayrıca, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin yapılmış düzeltme taleplerinin bu hüküm çerçevesinde değerlendirilerek sonuçlandırılacağı belirtilmek suretiyle bu taleplerin sadece tahakkuk etmiş vergilerin terkini açısından değerlendirileceği ancak tahsil edilmiş tutarların ise iade edilmeyeceği yönünde belirleme yapılmaktadır.

MADDE 23- Yürürlük maddesidir.

MADDE 24- Yürütme maddesidir.

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Kapsam ve tanımlar

MADDE 1- (1) Bu Kanun hükümleri;

a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;

1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

(aa) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (gelir veya kurumlar vergisine mahsuben 2022 yılında ödenmesi gereken geçici vergi hariç), (bb) 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, (cc) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

2) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları,

3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer'i amme alacakları,

4) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı,

b) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecilcme zammı alacakları,

c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasımn (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

2) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklan,

3) 31/12/2022 tariliine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

4) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları

uyannca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacaklan,

ç) İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacakları,

d) Belediyelerin;

1) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlan, 2022 yılına ilişkin

olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacaklan,

2) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 ve mükerrer 97 nci

maddelerine göre tahsili gereken ve vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret ve pay alacaklan ile bunlara bağlı fer'i alacakları,

3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,

4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,

e) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Haklımda Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli ile harcamalara katılma payı alacakları ve bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,

f) Yatınm İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarımn (YİKOB) vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer'i amme alacakları, hakkında uygulanır.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Vergi: 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,

b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve

Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,

e) Beyanname: Vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,

ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını,

1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatlan endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarım, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016

tarihinden itibaren aylık %0,75 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),

d) Geç ödeme zammı: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken tutarlara, ödemede gecikilen

her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranmda hesaplanacak zammını, ifade eder.

(3) Bu Kanun, bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ve yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.

Kesinleşmiş alacaklar

MADDE 2- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi

fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yaymıı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan

esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması

hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,

bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezalan ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir

vergi asima bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarınm

%50'si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık

değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme

zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas

alınarak hesaplanacak tutann, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlanmn tamamının,

c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi

fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan

esas alınarak hesaplanacak tutann; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması

hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutann,

bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'üerin tamamımn,

ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukandaki bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine

bu Kanunun yayımı tarihine kadar YÎ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine YÎÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir.

(2) Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmımn tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme

zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar YÎ-ÜFE aylık

değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan

ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine YÎ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak

hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde Ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük

vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezalan ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezalann kalan %50'sinin,

c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı

gibi fer'i amme alacaklan yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70'i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarmm tamamımn, tahsilinden vazgeçilir.

(3) îhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında birinci ve ikinci fıkralann (a) bentleri hükümleri uygulanır.

(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayollan Trafik Kanununa göre verilen trafik idari para cezası, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayollan Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayollan Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezası ile bu alacaklara bağlı faiz, gecilone faizi,

gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas

almarak hesaplanacak tutar ile katsayı tutarının en az %10'unun ödenmiş olması ve bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu hüküm her bir taşıt için ayrı ayn dikkate alımr.

(5) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve ithalatçılanmn, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullamima zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında

yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel

Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi, vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra gelen katma değer vergisi ve bu vergilere ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve

gecibne zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas

alınarak hesaplanacak tutarın tamamının ödenmesi şarttır.

(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişbn olup bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacabar için

aynca tebligat yapılmaz ve alacabann vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarlann bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.

(7) 2464 sayılı Kanunun 97 nci ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili gereken ücret ve paylar ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklanndan vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) Önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıbanın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıba hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâlıil) tahsilinden vazgeçilir.

(8) Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme

faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezalarm ve gecikme

faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)

tahsilinden vazgeçilir.

(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli ile harcamalara katılma payı alacak asıllarmm tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkramn (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezalarm ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

(10) YÎKOB'larm, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer'i alacakları hakkmda birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri

çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.

(11) Bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasımn (2) numaralı bendi ile 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamazlar.

(12) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yam sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalan şarttır.

Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar

MADDE 3- (1) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahaklcuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu

Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas almarak hesaplanacak

tutann; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezalan ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan talıakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinafitiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatlan ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllannın tespitinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş en son karann;

a) Terkine ilişkin karar olması hâlinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas alman vergilerin/gümrük vergilerinin %10'u ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı

yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas almarak

hesaplanacak tutann; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %90'ımn, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının.

b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde, tasdik edilen

vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı, terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin %10'u ile bu tutarlara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine

kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %90'ı, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezalan ile bu cezalara bağlı gecikme zamlannm tamamının, tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son kararın bozma karan olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde ise onanan kısım için bu fıkramn (b) bendi, bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla sadece vergi cezalanna/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava açılmış olması hâlinde;

a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük vergilerinin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,

b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %25'inin, ikinci fıkrasmm; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %10'unun, (b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %50'sinin, terkin edilen cezanın %10'unun bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,

c) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarma/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin verilen en son karann bozma kararı olması hâlinde cezamn %25'inin, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın %50'sinin, terkin edilen cezamn %10'unun, bozulan kısmın %25'inin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların, tahsilinden vazgeçilir.

ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bendi hükümleri, tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları için de uygulanır.

d) Eşyamn gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş olan idari para cezaları ile ilgili olarak bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen saflıada olanlarda cezanın %15'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %5'inin, (b) bendinde belirtilen saflıada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %30'unun, terkin edilen cezanın %5'inin, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %15'inin, kısmen onama kısmen bozma karan olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın %30'unun, terkin edilen cezanın %5'inin, bozulan kısmm %15'inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilir.

(4) Bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla, üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamına giren idari para cezalanna ilişkin idari yaptınm kararlanna karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması hâlinde, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezamn %50'si, ikinci

fikrasımn; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezamn %10'u, (b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen cezamn tamamı, terkin edilen cezamn %10'u, verilen en son karann bozma karan olması hâlinde cezamn %50'si, bsmen onama kısmen bozma karan olması hâlinde;

onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezamn tamamı, terkin edilen cezamn %10'u, bozulankısmm %50'si ile bu cezalara uygulanan fer'i alacaklar yerine

bu Kanunun yayunı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas almarak hesaplanacak tutarm

bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezalar ile bu alacağa ilişkin fer'i alacaklarm tamamımn tahsilinden vazgeçilir.

(5)Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında olan ecrimisillere ilişkin ecrimisil ihbarnamesi veya ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması hâlinde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin

%50'si, ikinci fıkrasmm; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin %10'u, (b)

bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin %IO'u, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde ecrimisilin %50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin %10'u, bozulan kısmın %50'si ile bu ecrimisillere uygulanan fer'i alacaklar yerine bu Kanunun yayımı

tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutann bu Kanunda

belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan ecrimisil ile bu alacağa ilişkin fer'i alacaklann tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce

pişmanlık talebiyle veya izaha davet kapsarmnda verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezalan için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.

(7) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden üçüncü fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde yararlanır. Bu takdirde, vergi cezasına uygulanan gecikme

zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak

hesaplanacak tutarın da bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şarttır.

(8) Bu maddeye göre ödenecek alacaklann tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin ihbamame/düzeltme ihbarnamesine yönelik verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır.

(9) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.

(10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.

(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartım yerine getirmeyen borçlulardan, ilk tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin ihbamame/düzeltme ihbamamesine göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun/idari yaptırım kararının/ecrimisile ilişkin ihbamame/düzeltme ihbamamesinin tasdikine ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.

İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler

MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50'si ile

bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları

esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25'inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak

üzere aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezalann tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde

tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan bentte belirtilen süre içinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise otuz gün içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede, izleyen taksitleri aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte ödemeleri şartıyla maddeden yararlanılır.

(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın %25'ini birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde cezanın kalan %75'inin tahsilinden vazgeçilir.

(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanımun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebiyle veya izaha davet kapsamında verilip, Ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulamr. Şu kadar ki asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.

(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarma intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.

(5) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü uygulanır.

(6) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat Öncesi uzlaşma, vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma, 5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı

Devlet îhale Kanununun 75 inci maddesindeki indirim hükümlerinden yararlanamazlar.

(7) Bu madde uygulamasmda incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.

(8) a) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan 4458 sayılı Kanun kapsamında yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk işlemlerine devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra

tahakkuk eden vergilerin %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezamn %25'inin, eşyamn gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarda cezanın %15'inin ve varsa gümrük vergileri aslının %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının; kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksitin tebliği izleyen aydan başlamak üzere aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, eşyamn gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezalann %85'inin, gümrük

vergilerine bu Kanunun yayınu tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezalann tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen kararlar için bu maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uygulanır.

b) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra gümrük idaresine intikal eden müfettiş raporları üzerine gerekli ek tahakkuk ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tahakkuk üzerine bu fıkranın (a) bendinde belirtilen şekilde belirlenen tutarın, aym bentte belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.

(9) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsammda ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır.

(10) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak;

a) 213 sayılı Kanunun;

1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar

YÎ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre

ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarımn tamamının,

2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden veya 370 inci maddesi kapsamında verilen beyannameler (370 inci madde kapsamında bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla otuz günlük beyanname verme süresi geçmemiş olanlar ile Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde yapılan tebligatlar üzerine verilmesi gereken beyannameler bu süre içinde verilerek bu Kanun hükümlerinden yararlanılabilir.) üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak

gecikme faizi ve zam yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar YÎ-ÜFE aylık değişim oranlan

esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi, zam ve vergi cezalannın tamamının,

b) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme

faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar YÎ-ÜFE aylık değişim

oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen Ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının,

c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği hâlde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce kendiliğinden bildirilmesi durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine

bu Kanunun yayımı tarihine kadar YÎ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacalc

tutann; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari para cezalarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir.

(11) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret gelirleriyle ilgili olarak gelir vergisi tarh edilmez ve vergi cezası kesilmez, tarh edilmiş ve kesilmiş olanlar terkin edilir, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez. Matrah ve vergi artırımı

MADDE 5- (1) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarım artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri

haliında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara

ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.

a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede, 2018 takvim yılı için %35, 2019

takvim yılı için %30, 2020 takvim yılı için %25, 2021 takvim yılı için %20 oranından az olmamak üzere artırırlar.

b) Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş olduklan gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıklan matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için 2018 takvim yılı için 63.800 Türk lirasından, 2019 takvim yılı için 66.400 Türk lirasmdan, 2020 takvim yılı için 70.500 Türk lirasından, 2021 takvim yılı için 75.000 Türk lirasından; bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için 2018 takvim yılı için 94.000 Türk lirasından, 2019 takvim yılı için 99.600 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 105.800 Türk lirasından, 2021 takvim yılı için 112.400 Türk lirasından az olamaz. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defler tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10'undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için 2/5Tnden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan az olamaz. Bu bendin uygulanmasında ilgili yıllar itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarlan dikkate alınmaz.

c) Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahlar, 2018 takvim yılı için 200.000 Türk lirasından, 2019 takvim yılı için 215.000 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 230.000 Türk lirasından, 2021 takvim yılı için 260.000 Türk lirasından az olamaz.

ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlar, %20 oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergiler ile ilgili beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergisini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddesi hükümlerinden yararlanmamış olmalan şartıyla bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlan %15

oranmda vergilendirilir. îstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde de bu hüküm uygulanır.

d) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre

vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın (a) bendinde belirtilen şekilde artırılması şarttır.

e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar beyanname ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matralılarım, bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen asgari

matrahın %50'sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden %15 oranında vergi hesaplanır.

f) Bu fıkramn (d) ve (e) bentlerinde yer alan hükümlerden yararlanarak artınmda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamalan için ilgili yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi matrahlarını da bu fıkranın (c) bendinde belirtilen tutarlardan az olmamak üzere (a) bendinde belirtilen şekilde artırmaları şarttır.

g) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50'si, 2022 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez. Matrah artırımından önce 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermiş ve matrah artırımmda bulundukları yıllara ait zararların tamamım indirim konusu yapmış olanlar, bu beyannamelerini, matrah artırımı yapılması için öngörülen başvuru süresi içinde düzeltmeleri hâlinde vergi cezası kesilmez, gecikme faizi hesaplanmaz. Bu şekilde yapılan düzeltmeler üzerine tahakkuk eden vergiler, beyannamenin verildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. Bu bent kapsamında yıllık kurumlar vergisi ile ilgili yapılan düzeltme nedeniyle 2022 yılına ilişkin geçici vergi beyannamelerinde düzeltme yapılmaz.

ğ) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararları bu fıkra hükmüne göre artınlan matrahlardan indirilemez.

h) Matrah artınmında bulunan mükelleflerin, yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.

ı) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kist dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplamr.

i) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında matrah artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyam ile birlikte dikkate alınır.

(2) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile

ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.

a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarlann yıllık toplamı üzerinden 2018 yılı için %6,2019 yılı için %5,2020 yılı için %4 ve 2021 yılı için %3 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede artırırlar.

b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında vergi artırunında bulunulan yıl içinde yer alan

vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak;

1) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artınma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkramn (a) bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.

2) Hiç beyanname verilmemiş olması hâlinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir

(stopaj) vergisine esas olmak üzere en az;

(aa) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi,

(bb) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgelerinin hiç verilmemiş olması hâlinde, bu

Kanunun yayımı tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi, (cc) Bu Kanunun yayımı tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi, çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan yararlanılır.

e) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasmın (2), (3), (5), (6), (11) ve

(13) numaralı bentleri ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafl tutarların yıllık toplamı üzerinden;

1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2), (5) ve (6) numaralı bentleri, 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2018 yılı için %6, 2019 yılı için %5, 2020 yılı için %4 ve 2021 yılı için %3 oranından az olmamak üzere hesaplanacak vergiyi,

2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasınm (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasımn (a) bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2018 ila 2021 yılları için her bir yıl itibarıyla %1,193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasımn (11) ve (13) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayn ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25'i oranında hesaplanan vergiyi, bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede artırırlar,

ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında matrah veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç mulıtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde;

1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50'si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,

2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasınm (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,

3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fılaasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan ödemeler için %2, (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için de %5 oranında hesaplanan vergiyi,

4) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi, 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ödemeler nedeniyle bu maddenin birinci fıkrası kapsamında ilgili yıllar için artırılan matrahların %80 inden az olmamak üzere belirlenen tutarlar üzerinden %15 oranında

hesaplanan vergiyi, ödemek suretiyle, bu maddeden yararlanılır.

d) Bu fıkra uyarınca artırımda bulunulması durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartı aranmaz. Şu kadar ki, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne istinaden bu fıkra kapsamında matrah artınmında bulunulması durumunda, kurumlar vergisi yönünden de matrah artırımında bulunulması şarttır.

e) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artınmında bulunmak isteyenlerin, yıl

içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.

f) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.

g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.

(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.

a) Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2018 yılı için %3, 2019 yılı için %3, 2020 yılı için %2,5 ve 2021 yılı için %2 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin

(1) numaralı fıkrasımn (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artınma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.

b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;

1) Verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artınm tutarı hesaplamr.

2) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlamlır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortaklann tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımmda bulunmaları şarttır.

3) îlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılımn bütün dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yam sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükellefler ile yıl içinde beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte beyannamelerinin bazılarında hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olmamak kaydıyla, hesaplanan katma değer vergisi bulunan beyannamelerdeki vergiler toplamına bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlar uygulanmak suretiyle hesaplamr. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.

c) Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutan, hiç beyanname vermemiş olmaları hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmalan hâlinde ise aynı bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenir.

ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alman ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.

d) Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.

e) Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artınm talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işlemler veya müteselsil sorumluluk kapsamındaki işlemlerle ilgili inceleme ve/veya tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.

f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.

(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre;

a) Matrah ve vergi artırımının bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede bu maddede öngörülen şekilde yapılması, hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin veya ilk taksiti bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede başlamak üzere aylık dönemler hâlinde azami on iki eşit taksitte bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen vergi tutarlan ilk taksit ödeme süresinin son günü vade kabul edilerek 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve talısil edilir, ancak bu madde hükmünden yararlanılamaz.

b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi

matrahlarmın tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.

c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.

ç) Matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

d) Matrah veya vergi artırımı sonucunda tahakkuk eden vergilerin tamamımn ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu vergilerden %10 indirim yapılır.

(5) Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilirler.

(6) İdarenin, artınmda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma

hakkı saklıdır.

(7) Bu maddeye göre matralı veya vergi artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler hakkında başlamlan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanunun yayımını izleyen yedi iş günü içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içinde sonuçlandınlan vergi incelemeleri ile ilgili

tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu

matrah veya vergi farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artınmda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra

hükümleri ile birlikte değerlendirilir, inceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandınimasmdan maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.

(8) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ve diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.

(9) Matrah ve vergi artırımıyla ilgili aşağıdaki hükümler de uygulanır:

a) Aşağıda sayılan mükellefler bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar:

1) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler" ile aynı Kanunun 359 uncu maddesinin (ç) fıkrasında yer alan fiilleri işleyenler (Bu alt bent kapsamındaki fiillerin 2022 yılında veya bu maddenin kapsadığı dönemlerden herhangi birinde işlendiğinin tespit edilmesi hâlinde bu mükellefler diğer dönemler için de matrah ve vergi artmm hükümlerinden yararlanamazlar),

2) Terör suçundan hüküm giyenler,

3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler.

b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı Kanunun 359

uncu maddesinin; (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden ya da

(ç) fıkrasmda yer alan fiillerden hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bu maddenin kapsadığı dönemlerin tamamı için yapılan artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri bekletilir. Şu kadar

ki, bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmayanlar madde hükümlerinden faydalandınimaz.

c) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında artırımda bulunanlar hakkında, artırımda

bulunduklan dönem ve vergi türlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce veya yayımı tarihini izleyen günden itibaren on iki ay içinde başlanılan vergi incelemeleri ((b) bendinde belirtilen inceleme dâhil) ile takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci

fıkrasının (h) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Söz konusu vergi incelemelerinden bu süre içinde sonuçlandırılanlarla ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.

ç) Bu fıkranın (b) bendi uyannca yapılan vergi incelemesi kapsamında bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin rapor veya yazı, aym bentte öngörülen süre ve şekilde matrah veya vergi artırımında bulunan mükelleflere tebliğ edilir. Matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla söz konusu mükellefler bu madde hükümlerinden yararlanırlar.

d) Bu fıkranın (ç) bendi kapsamında kendisine rapor veya yazı tebliğ edilen mükellefler hakkında düzenlenen;

1) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu karanndan önce tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespiti içeren (b) bendi kapsamındaki inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi hâlinde, matrah veya vergi artırımının ihlal edilmemesi koşuluyla, (c) bendi kapsamındaki incelemeye veya tarh işlemlerine devam edilmez.

2) Bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki inceleme raporundan önce (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi hâlinde, bu rapor veya karar, Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ayı aşmamak üzere bu fıkramn (b) bendinde bahsedilen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporların vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar bekletilir.

3) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir, matrah veya vergi artırımına ilişkin taksitlerin tamamen ödenmesi şartıyla (c) bendi kapsamındaki rapor veya kararlar (vergi ziyama 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hali hariç) için tarhiyat yapılmaz ve vergi cezası kesilmez. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki raporlarda vergi ziyama 213 sayılı Kanunun 359 ımcu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verildiğinin tespiti hâlinde, söz konusu raporlarda tespit edilen matrah veya vergi farkı ve bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir.

e) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığımn tespit edilmesi hâlinde, bu mükellefler tarafından yapılan matrah

veya vergi artınmlan dikkate alınmaz. Bu fıkramn (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararlarımn ilgili olduğu dönemlere ilişkin vergi ve cezalara yönelik zamanaşımı süresi, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay aşılmamak kaydıyla, mezkûr rapor veya kararın vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirildiği tarihten bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki raporların vergi dairesine intikal ettiği tarihe kadar işlemez.

f) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin sonuçlanması ve inceleme sonucunda bahse konu fıkrada belirtilen fiillerin varlığının tespit edilmesi hâlinde, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen inceleme ve takdir işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin süreler açısından 213 sayılı Kanunun genel hükümleri uygulanır.

(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah veya vergi artınmı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.

(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir. Şu kadar ki, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması şartıyla mükellefe bildirimde bulunularak eksik tahakkuk eden tutarın bir ay içinde geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi istenir, verilen sürede ödeme yapılması hâlinde eksik tahakkuk eden vergiler açısından Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.

(12) Birinci fıkranm (ç) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 20 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.

(13) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlamiması, 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi kapsamında aym Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarının işlendiğinin tespitine ve kamu davasımn açılmasına engel teşkil etmez. Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.

İşletme kayıtlarının düzeltilmesi

MADDE 6- (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.

b) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve

ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan

mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.

c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan edilen; makine, teçhizat, demirbaş ve emtialann bedeli üzerinden tabi olduğu oranlann yansı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer

vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir, ancak iadeye konu edilmez. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.

ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.

d) Özel tüketim vergisi konusuna giren malları bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve

emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde bu mallar bakımından 4760 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.

e) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.

(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını, bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede, emtialar bakımından aynı nev'iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarma göre tespit edilemediği hallerde,

mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksit beyanname verme süresinde, diğerleri takip eden birinci ve ikinci ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.

b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.

(3) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2022 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (Ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasmdaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.

b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.

c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.

(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yılı içinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları

MADDE 7- (1) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı

tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibanyla ödenmemiş olan;

a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsammdaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,

b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,

c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı

tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,

bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(2) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tebliğ edildiği hâlde bu Kanunim yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için YÎ-

ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve

şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i

alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(3) 31/12/2022 tarihinden önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan idari para cezası asıllannın %50'si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllannın kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklannm tamamınm talısilinden vazgeçilir.

(4) Bu madde kapsamına giren alacaklann; asıllannın bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın %40'ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan %60'ımn tahsilinden vazgeçilir.

(5) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlannı yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlan bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlannın ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.

(6) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan bu maddenin yayımı tarihinden 30/6/2023 tarihine kadar gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilir.

(7) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının 31/7/2023 tarihine kadar ödenmesi hâlinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar anılan Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen şartlan taşımaları hâlinde, bu Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçlan dikkate alınmaksızın Kanunun yayımı tarihinden itibaren 31/7/2023 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi

kapsamındaki genel sağhk sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı tutarlan iade ve mahsup edilmez.

ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları ile kesinleşmemiş idari para cezaları

MADDE 8- (1) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvurulduğu hâlde, 9 uncu maddenin birinci fikrasınm (a) bendinde belirtilen başvuru süresinin sonuna kadar işverene tebliğ edilmiş olan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutan üzerinden hesaplanan sigorta primi asıllan ile bu alacaklara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için

YÎ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve

şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamımn tahsilinden vazgeçilir.

(2) 31/12/2022 tarihinden önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru tarihine kadar tebliğ edildiği hâlde yine bu tarihe kadar ödenmemiş olan idari para cezası asıllarmm %50'si ile bu tutara ödeme

sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için YÎ-ÜFE aylık

değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllanmn kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(3) Bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen tarihe kadar başvuruda bulunmak kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki alacaklar ile 10 uncu maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen alacaklardan bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar talıakkuk edenler de bu Kanunun 7 nci maddesine göre yapılandırılır.

(4) Bu madde ile 7 nci madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartlann yam sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalan şarttır.

Ortak hükümler

MADDE 9- (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;

a) 30/4/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,

b) Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumuna, il

özel idarelerine, belediyelere ve YÎKOB'Iara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31/5/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihi takip eden aylık dönemler hâlinde azami kırk sekiz eşit taksitte ödemeleri, şarttır.

(2) Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.

(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde

ödenebilir.

a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,

1) Fer'i alacaklar yerine YÎ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutarlann (Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre hesaplanan gecikme faizi dâhil) %90'mın tahsilinden vazgeçilir.

2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (d) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarından %25 indirim yapılır.

3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde

fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranlan esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %50 indirim yapılır.

b) Hesaplanan tutarlann taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru sırasında on iki, on sekiz, yirmi dört, otuz altı veya kırk sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.

c) Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

1) On iki eşit taksit için (1,09),

2) On sekiz eşit taksit için (1,135),

3) Yirmi dört eşit taksit için (1,18),

4) Otuz altı eşit taksit için (1,27),

5) Kırk sekiz eşit taksit için (1,36) katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.

ç) Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlanna tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.

d) Bu Kanun kapsamında belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.

1) Bu bent ile (ç) bendi kapsamında taksitle yapılacak ödemelerde ilgili maddelere göre belirlenen tutar; (aa) On iki eşit taksit için (1,09), (bb) On sekiz eşit taksit için (1,135), (cc) Yirmi dört eşit taksit için (1,18), (çç) Otuz altı eşit taksit için (1,27), (dd) Kırk sekiz eşit taksit için (1,36), (ee) Altmış eşit taksit için (1,45), (ff) Yetmiş iki eşit taksit için (1,54), (gg) Yüz yirmi eşit taksit için (1,9), katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır.

2) 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı îl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi

Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan ve

alacakları için kesinti yapılan idareler ile YİKOB'a, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel

kişiliğini haiz kuruluşlarca bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oram dikkate alınmaksızın aylık dönemler hâlinde

kesinti suretiyle tahsil edilir. Ancak, bu kapsamda yapılacak kesinti tutan her hâl ve takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50'sini aşamaz.

5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulur ve taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümlerine göre ihlal nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit

ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edilir. Taksit tutarlarının, bu bent kapsamın

Metnin devamı ekli belgededir.

267 okunma Kaynak: TBMM
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://admin.isverenim.com/makale/8239