Sessiz Fazla Mesai Riski: Yazılı Onay Olmadan Yapılan Fazla Çalışmalarda İşverenin Durumu
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi GörüntüleEkli belgenin metni: Makale (PDF)
SESSİZ FAZLA MESAİ RİSKİ: YAZILI ONAY OLMADAN YAPILAN FAZLA ÇALIŞMALARDA İŞVERENİN
DURUMU
1. GİRİŞ
Fazla çalışma, iş hukukunda en sık uyuşmazlık konusu olan alanlardan biridir. Uygulamada işverenler genellikle fazla mesainin yazılı onaya tabi oldugunu ve bu onay bulunmadıkça fazla çalışma sorumlulugunun dogmayacagını varsayar. Oysa yargı uygulaması, yazılı onayın yoklugunun her somut olayda işvereni otomatik olarak sorumluluktan kurtarmadıgını kabul etmektedir. Bu çerçevede ortaya çıkan “sessiz fazla mesai” riski, çogu zaman yıllar sonra çalışan tarafından fazla mesai alacagı talebiyle dava konusu edilmekte ve işverene onemli mali yukler getirebilmektedir.
2. FAZLA ÇALIŞMANIN YASAL ÇERÇEVESİ
4857 sayılı İş Kanunu’na gore fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışmadır ve kural olarak işçinin yazılı onayına dayanmalıdır. Fazla çalışmanın karşılıgı olarak ya zamlı ucret odenmesi ya da serbest zaman kullandırılması zorunludur. Bu duzenleme, fazla çalışmayı istisnaya tabi kılmaktadır.
3. FAZLA MESAİ ONAYI OLMADAN ÇALIŞMANIN SONUCU
Yargıtay, fazla mesai uyuşmazlıklarında yazılı onayın yoklugunu tek başına belirleyici gormemektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 09.12.2020 tarihli, 2016/33810 E., 2020/17832 K. sayılı kararında; “Fazla çalışma yaptıgını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yukumludur. Bordro imzalı oldugu surece imzalı bordro, aksi ispatlanmadıkça kesin delil niteligindedir” hukmuyle, fazla mesai iddiasının objektif delillerle ortaya konulması gerektigini vurgulamıştır.
Bu karar, yazılı onayın bulunmamasının otesinde bordro ve diger delillerin onemini ortaya koymaktadır.
4. “SESSİZ FAZLA MESAİ” KAVRAMI
Sessiz fazla mesai, işveren tarafından açık talimat olmamasına ragmen işin niteligi, teslim sureleri veya iş organizasyonunun fiilen fazla çalışmayı zorunlu kılması nedeniyle işçinin duzenli olarak fazla çalışmasıdır.
Bu durum, ozellikle beyaz yaka çalışanlarda, proje yogun donemlerde ve uzaktan çalışma orgutlenmesinde sıkça ortaya çıkmaktadır.
5. YARGI UYGULAMASINDA BELİRLEYİCİ KRİTERLER
Yargı uygulaması, sessiz fazla mesai degerlendirmesinde şu kriterleri birlikte ele almaktadır: • İşin niteligi ve işin normal sure içinde tamamlanmasının mumkun olup olmadıgı,
• İşverenin çalışmadan haberdar olup olmadıgı veya haberdar olması gerektigi, • Çalışmanın sureklilik arz edip etmedigi Yargıtay kararları, tanık beyanlarının kullanılabilirligine de açıklık getirmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1616 E., 2016/128 K., 29.01.2016 tarihli kararı; fazla çalışma iddialarında yazılı deliller yoksa tanık beyanlarının da ispatlayıcı delil olarak kullanılabilecegini kabul etmiştir.
Bu karar, işveren tarafından yazılı onay veya bordro sunulamayan durumlarda bile, tanıkla ispat imkanı olduguna işaret etmektedir.
6. İSPAT YÜKÜ VE DELİL SORUNU
İspat yuku kural olarak işçidedir. Ancak, işyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri, işyeri iç yazışmaları ve tanık beyanları gibi delillerle ispat saglanabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında bordronun imzalı olması durumunun delil degerine vurgu yapılmış; bordro imzalıysa, fazladan mesai olup olmadıgını ispat yukunun işçide oldugu belirtilmiştir.
7. İŞVERENLER AÇISINDAN RİSKİN BOYUTU
Sessiz fazla mesai iddiaları genellikle geçmişe yonelik uzun yılları kapsar ve ucret alacaklarının yanı sıra faiz ve yargılama giderlerini de barındırır. Bu durum, işveren için ciddi bir mali risk teşkil etmektedir.
Ayrıca işverenin çalışma suresini fiilen denetleme yukumlulugu, yargı tarafından etkin bir faktor olarak degerlendirilir. Denetim eksikligi, savunmayı zayıflatabilir.
8. RİSKTEN KORUNMAK İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER
İşverenler açısından risk yonetimi için şu onlemler kritik onemdedir: • Fazla mesaiye konu olabilecek durumlar için onceden yazılı prosedurler oluşturulması • Fazla çalışmanın mumkun oldugu hallerde yıllık yazılı onayların alınması • Çalışma surelerinin elektronik/fiili takibinin saglanması ve bordro ile gerçek çalışma surelerinin uyumlaştırılması • Onaysız fazla mesaiye açıkça izin verilmediginin yazılı olarak belirlenmesi Bu onlemler, olası uyuşmazlıklarda işverenin savunma gucunu artırır.
9. SONUÇ
Fazla mesai uyuşmazlıklarında belirleyici olan husus, sadece yazılı onay degildir. Yargı uygulaması, fazla çalışmanın gerçek çalışma duzeni ve delillerle ortaya konulmasını temel almaktadır. Yargıtay kararları, bordroların delil degerini, tanık beyanlarının ispat gucunu ve fazla mesai iddialarında delil çeşitliligini birlikte degerlendirmektedir. Sessiz fazla mesai, çogu zaman fark edilmeden birikmekte; ancak uyuşmazlık aşamasında işverenin karşısına ciddi hukuki ve mali sonuçlarla çıkabilmektedir. Bu nedenle işveren için esas olan, sadece fazla mesai yaptırmadıgını soylemek degil; bunu destekleyecek delillerle birlikte gosterebilmektir.