isverenim.com isverenim.com
Yayınlar

Asıl İşverenin Alt İşverenin İPC Borcundan Sorumluluğunda Fiil Tarihinin Önemi

  • Tarih
  • Hazırlayan
"Asıl İşverenin Alt İşverenin İPC Borcundan Sorumluluğunda Fiil Tarihinin Önemi" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Görüntüle
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

ASIL İŞVERENİN ALT İŞVERENİN İPC BORCUNDAN SORUMLULUĞUNDA FİİL TARİHİNİN ÖNEMİ

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saglık Sigortası Kanununun “İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren” başlıklı 12 nci maddesinin; Birinci fıkrasında, “4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine gore sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tuzel kişiler ile tuzel kişiligi olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir.” Altıncı fıkrasında da, “Bir işverenden, işyerinde yuruttugu mal veya hizmet uretimine ilişkin bir işte veya bir işin bolum veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için gorevlendirdigi sigortalıları çalıştıran uçuncu kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, uçuncu bir kişinin aracılıgı ile işe girmiş ve bunlarla sozleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yukledigi yukumluluklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.” şeklinde hukumler yer almıştır.

Bu hukumlerden amaç, sigortalının sosyal guvenlik hakkının yanında, sosyal guvenlik kurumunun alacaklarının da guvence altına alınmasının saglanmasıdır. Asıl işverenin birlikte sorumlulugu, sosyal guvenlik mevzuatı ile işverene yuklenen butun yukumlulukleri (sigortalı işe giriş bildirgesi, aylık hizmet ve prim belgesi, çalışılmadıgına dair bildirimde bulunma, eksik gun nedenlerinin bildirimi ve belgelendirilmesi, iş kazası ve meslek hastalıgı, primlerin odenmesi vs) kapsamaktadır. Birlikte sorumlulukta, borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur ve alacaklının diledigi borçluya başvurma hakkı bulunmaktadır.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yonetmeliginin "Alt işveren ve sigortalıyı geçici olarak devir alanın yukumlulugu" başlıklı 31 inci maddesinde alt işverenin, mevzuattan dogan yukumluluklerini asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek uç haneli alt işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası uzerinden yerine getirecegi, alt işveren adına işyeri dosyası açılmayacagı ongorulmuştur. Kurumca verilen alt işveren numarası ile asıl işverene ait işyeri dosyası uzerinden yukumluluklerini yerine getirmesi gereken alt işverenin Kuruma olan borçlarından asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumlu oldugundan, alt işverenin Kuruma olan ve yasal suresi içinde odenmeyen borçlarının tahsilini teminen 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine gore duzenlenecek odeme emirlerinin asıl işverene ve alt işverene aynı anda (birlikte) gonderilerek icra takip işlemlerinin yapılması gerektigi belirtilmiştir. Asıl işveren ve alt işveren sorumlulugu hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında; kanundaki muteselsil yukumluluk ozelligine vurgu yapılarak ceza hukukunun genel prensiplerinden birisi olan cezada şahsilik ilkesinin istisnası olarak uygulanan idari para cezalarından asıl işverenin de sorumlu oldugu ifade edilmiştir.

Cezaların şahsiligi ilkesinin işverene tahakkuk ettirilen idari para cezası borcundan dolayı mirasçılarının sorumlu tutulamamasına ilişkin konularda uygulanabilirken, 5510 sayılı Kanun geregi asıl işveren-alt işveren ilişkisinde bu ilkenin uygulanması soz konusu degildir. Asıl işveren-alt işveren yukumlulukleri konusunda muteselsil sorumluluk esas oldugundan asıl işveren alt işverenin idari para cezası borçlarından da sorumlu olup, asıl işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı bildiriminde bulunan alt işverenlerin kendi sigortalılarının alt işverenlerin işlemlerinde Kurumca asıl işveren dosyasından verilen alt işveren numarası ile adına yapıldıgı ve bu şekilde hem sigortalıların hem de Kurumun hakları korunmaktadır.

Öte yandan, dikkat edilmesi gereken husus alt işverenlik niteliginin oluşup oluşmadıgı, 5510 sayılı Kanunda tanımlanan alt işverenden soz edebilmek ve asıl işvereni alt işverenin borcundan sorumlu tutabilmek için maddede belirtilen bir takım zorunlu unsurların bulunması, başka bir deyişle bir asıl işverenligin bulunması gereklidir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar ve mevzuat hukumleri birlikte degerlendirildiginde alt işverene uygulanan idari para cezasından asıl işverenin sorumlulugu konusunda Kurum alacagının meydana geldigi (dogdugu) veya idari para cezası uygulanmasını gerektiren eylem ya da Kanuna aykırı fiilin gerçekleşme tarihinin yani olay tarihinin onem arz ettigi, yani suçun oluştugu tarihin sorumlulugun tespiti bakımından onem arz ettigi ve o tarihe gore konunun degerlendirilmesinin uygun olacagı dikkate alınarak asıl işveren-alt işveren ilişkisinin sona ermiş oldugu tarihten sonra 5510 sayılı kanuna gore yerine getirilmesi gereken yukumlulukler bakımından sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Örnegin, 5510 sayılı kanunun 86 ncı maddesindeki “İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili oldugu yılı takip eden yıl başından başlamak uzere on yıl sureyle, kamu idareleri otuz yıl sureyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise gorevleri suresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile gorevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gun içinde ibraz etmek zorundadır.” hukmune aykırı olarak alt işverenin kayıtlarını ibraz etmemesi veya kayıtlarının geçersizligi hususunda asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermiş olması nedeniyle uygulanacak olan idari para cezalarından sorumlulugu bulunmamaktadır. Yani muteselsil sorumluluk hali asıl -alt işveren ilişkisinin devamı suresince soz konusu oldugundan bu ilişkinin sona ermiş olmasından sonra asıl işveren dogacak idari para cezalarından sorumlu tutulamayacaktır.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ

2.798 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://admin.isverenim.com/makale/8898